Hızlı Randevu0532 492 41 57

Hoşgeldiniz. Bugün

Gebze' de Pedagog, Psikolog ve Aile ve Evlilik Danışmanı İhtiyaçlarınız Çok Yakın Profesyonel yardım hizmetlerinden yararlanmak için lütfen bize ulaşınız.

foto

Ziller Tekrar Çalındı

Ana Sayfa » Özel Günler » Ziller Tekrar Çalındı

Ziller Tekrar Çalınıyor
Eylül ayında okul zilleri öğrenciler için çalmaya başlayacak. Yeni eğitim ve öğretim yılı bazı veliler ve çocuklar açısında zorlayıcı olabilmektedir. Uzun bir tatilin ardından okula uyum sağlama hem çocuklar hem de ebeveynler açısından stresli bir konudur. Çocukların çok az sorumluluğun olduğu, bolca gezildiği, oyun oynamak için daha fazla zamanın olduğu tatilden çıkıp okula başlama biraz ürkütücü olabilmektedir. Çocuklara okulla, ödevlerle, erken kalkma ile şaka yapma çocuğun okula uyumunu daha zorlaştırmaktadır. Bu konuda ebeveyn tutumları da oldukça önemlidir. Çocuğun ne hissettiği dinlemek, sorunlarına yardımcı olmak ve kabullenici bir tutum sergilemek çocuğun kendisini daha iyi hissetmesine ve bu geçiş aşamasından daha kolay geçmesini sağlar.

Çocuk okula başlamadan önceki dönemlerde anne ve babaya bağımlı bir şekilde yetiştirildiyse, okula başlamak anne babadan kopma olarak algılanır ve çocuk için son derece zorlayıcı olabilmektedir. Bu konuda ebeveynler çocuklarına ayrılma ile ilgili korkularını ortadan kaldırmak için onun her zaman yanında olduklarını hissettirerek ve bu yeni ortamın onun gelişimi için önemli olduğunu anlatmak, bu süreçte yumuşak bir geçiş sağlayabilir. Çocukların okula gitmedeki isteksizliğini anlamaya çalışarak, onları dinlemeli ve her koşulda çocuklarına yanlarında olduklarını hissettirmelidirler.
Ebeveynlerin karşılaştıkları bir diğer problem ise ‘okul fobisi’ olmaktadır. Okul fobisi kuvvetli bir endişe nedeni ile öğrencinin okula gitmeyi reddetmesi ya da bu konuda isteksiz görünmesidir. (Yavuzer, 1993). Çoğu kez okul fobisi tepkileri bedensel yakınmalarla ifade edilir ve bu fobiyi yaşayan çocuklar kendini evde tutma çabası içerisindedir. Bedensel yakınmalar; mide bulantıları, karın ya da baş ağrıları şeklinde olabilir. Ve en ilginci okula gitme “tehdidi” ortadan kalkınca kendiliğinden geçer. Bu durum karşında ebeveynler eleştirici ve otoriter bir tutum sergilememelilerdir. Çocuğun bu zor süreçleri atlatması için onun yanında olmalılardır ve onu anladığını her zaman hissettirmelilerdir. Bu durumda çocuğu okuldan uzak tutmak yanlış bir yöntem olmaktadır ve bu süreç te profesyonel bir destekte alabileceklerini unutmamalılardır. Ebeveynler ile ilgili bir diğer durum ise aşırı koruyucu tutumlarından kaynaklanan kaygılarının çocuklara da yansımasıdır. Genellikle ayrılık konusunda ortaya çıkan bu doğal endişelerle baş edemeyen aslında çocuklar değil anne-babalar olabilmektedir. Çocuklarının okulda ne yaptıklarına, onsuz nasıl bir zaman geçirdiklerine dair yaşadıkları stres ve kaygı, çocuğu etkilemektedir. Bu konuda da aileler yaşadıkları kaygı ve stresi çocuklarına yansıtmamaya çalışmalıdırlar.

Ebeveynlere tavsiye olarak;
Kırtasiye alışverişine çocuğunuzla birlikte gidebilirsiniz.
Öğretmenlerini, arkadaşlarını göreceği için çocuğunuzu teşvik edebilirsiniz.
Okulda yeni bilgiler öğreneceği konusunda çocuğunuzu cesaretlendirebilirsiniz.
Okul açıldıktan sonra çocuğunuzun alışması için ona süre tanıyabilirsiniz.
Bu süreçte çocuğunuzla daha fazla vakit geçirebilirsiniz.
Çocuğunuzun sorunları dinlemeli, yargılayıcı olmaktan kaçınmalısınız.
Çocuğunuzu karşı eleştirme ve küçümseme davranışlarında bulunmamalısınız.

Anne babalar olarak unutmayalım ki; “Çocuklarımıza kazandırmak istediğimiz iki şey vardır: Biri sağlam kökler, diğeri uçmak için bir çift kanat…(Hodding Carter) ”.

İyi dersler çocuklar.

İnan Psikoloji & Pedagoji

Bir önceki yazımız olan Süreğen Travma başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

10 Şubat 2021

İlgili Terimler :

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Yorumlar

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Facebook'ta Biz