Hızlı Randevu0532 492 41 57

Hoşgeldiniz. Bugün

Gebze' de Pedagog, Psikolog ve Aile ve Evlilik Danışmanı İhtiyaçlarınız Çok Yakın Profesyonel yardım hizmetlerinden yararlanmak için lütfen bize ulaşınız.

foto

Okula Uyum / Okul Fobisi

Ana Sayfa » Makaleler » Çocuk Psikolojisi » Okula Uyum / Okul Fobisi

Okula Uyum Süreci
Çocuğunuzun okula alışması çok özel bir süreçtir. Bazı çocuklar bir haftada okula alışırken, bazı çocuklar (özellikle 3,4 yaş çocukları) hiç alışamamaktadır. Alışamama durumuna hazırlıklı olun. Bu süreci başarılı bir şekilde tamamlamak için sabırlı, hoşgörülü ve kararlı olmanız, uzun bir zaman ayırmanız gerekiyor.
Anaokulu korkusu, kuvvetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmek istememesi veya bu konuda isteksiz görünmesidir. Bu korku daha çok çocuğun kuruma giderken annesinden ayrılmaya karşı verdiği bir çeşit ayrılma korkusuna bağlı olarak gelişen tepkidir.
Anaokulu korkusu olan çocuklar, aile bireyleri dışında yabancı kişilerle sosyal ilişki kurmakta güçlük çekerler ve utangaçtırlar. Çocukta çeşitli derecelerde psikomatik belirtiler görülebilir.Bunlar çoğunlukla:mide bulantısı,karın ağrısı,kusma,baş dönmesi şeklindeki bedensel yakınmalardır.Bu yakınmalar sabahları okula gitmeden önce görülür.

Anne Ve Babalar Neler Yapabilir?
1.Anaokuluna gitmediğinden dolayı çocuğu suçlamaktan kaçının. Bu sıkıntılı durumun geçici olduğunu, başka bazı çocuklarda da görüldüğünü ve kolaylıkla iyileştiğini anlatın.
2.Anaokuluna gitmesi konusunda ailenin tüm bireyleri olarak kararlı ve ısrarlı olun. Gitmemesi halinde sınıf içindeki faaliyet ve grup çalışmalarında aksaklıklar olacağını anlatın. Kararlılığınızı sözel olduğu kadar, beden dilinizle de çocuğunuza yansıtın. En ufak bir tereddüt (özellikle anneanne, babaanne ve dedelerdeki acıma ifadesi) korkuyu tetikleyen bir uyarıcı niteliği taşımaktadır.
3.Doğrudan, onu üzen bir şey olup olmadığını sorun. Size yalnızca kendini hasta hissettiğini ve okulda hoşuna gitmeyenlere ilişkin aklına hiçbirşey gelmediğini söyleyebilir. Onunla öğretmeni, arkadaşları, sınıf çalışmaları, oyunlar, okul yemekleri hakkında konuşun.
4.Öğretmeniyle görüşün. Çocuğunuzun öğretmeni, kurumdaki gelişimine ilişkin en iyi bilgi kaynağıdır. Ona endişelerinizi açıklayın ve öğretmeninin gözlemlerini, düşüncelerini göz önünde bulundurun.
5.Düzenli olarak anaokuluna gitmesini sağlayın. Sorun ne olursa olsun veya sorunu çözmeniz ne kadar uzun sürerse sürsün, çocuğun okula düzenli olarak gitmesi çok önemlidir.Ne kadar uzun devamsızlık yaparsa ,yeniden düzenli olarak gitmeye başlaması o kadar zorlaşacaktır.Herşeyin yolunda gideceği konusunda her zaman ona güvenerek ,ağlayacakmış gibi görünse bile yinede onu okula götürün.
6.Çocuğun okula korkusunu tetikleyen etken evdeki sorunlardan kaynaklanıyorsa, bu sorunları çözüme çalışın. Çocuğun öncelikli olarak huzurlu bir aile ortamına gereksinim duyar.
7.Çocuğu anaokuluna bağımlı olduğu anne ve babası yerine başka birinin götürmesi yada çocuğun okul servisini kullanması işinizi kolaylaştırabilir.

Okula Başlamadan Önce
• Okula başlamadan önce çocuğunuzla birlikte zaman zaman okulu ziyaret edin. Öğretmen ve idarecilerle sohbet edin.
• Mutlaka çocuğunuza okulu ve okul yaşamını evde anlatın.
• Okulu ve öğretmenini aşırı şekilde övmeyin. Doğal ve gerçekçi olmaya çalışın.
• Evde küçük ayrılık denemeleri yapın.

Başladıktan sonra
• Öğretmenlerin arkadaşınız olduğunu söyleyin. Öğretmenine güvenin.
• Sevdiği bir oyuncağını okula getirin.
• Çocuklar zaman zaman endişelenebilir ve ağlayabilirler. Kararsız davranmayın. Kararsızsanız çocuğunuz bunu hissedecektir.
• Okul hakkında (alışma sürecinde)sorular sormayın, endişesini paylaştığınızı gösterin. Örneğin “arkadaşların nasıl” yerine “yeni arkadaşların olacağı için seviniyorum” diyebilirsiniz.
• Öğretmeniyle hediye organizasyonu yapın.
• Çocukların hisleri tahmin ettiğinizden daha çok gelişmiştir. Onları kandırmaya çalışmak yerine okul hayatının doğal olduğunu siz de kabul edin.
• Çok çabuk alışmış görünen çocuklar kısa süre sonra okuldan soğumakta ve hiç gelmek istememektedirler. 15 gün dolmadan sürecin bittiğini düşünmeyin.
• Çocuk okula birlikte geldiği ebeveyni yanında ağlıyor, onun gitmesine izin vermiyor olmasına rağmen; ebeveyni okuldan ayrıldıktan sonra ağlamayı bırakıp, faaliyetlere katılıyorsa; kaygılarını bitirmiş demektir.

Çocuğunuzun Okul Korkusu ve İlk Gün
Okul öncesi eğitime, anaokuluna başlama dönemi hem çocuk hem de ebeveynler açısından zor bir süreçtir. Çocuk ilk kez ailesinden ayrılmakta, kuralları olan bir ortamda bulunmakta ve sosyal anlamda ilk önemli sınavını vermektedir.
Yuvaya başlama yaşı, çocuğun ve ailenin bu süreci nasıl geçirdikleri ve uyum süresi her çocuk, aile ve yuva için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Ancak genel olarak yaşıtlarıyla birlikte olabildiği, oyun kurabildiği, kurallara uymayı öğrenebileceği bir dönem olarak üç yaş civarında çocukların bu deneyime hazır olduklarını söyleyebiliriz. Bireysel olarak değerlendirildiğinde ise çocuğun okul için yeterli olgunluk ve beceri düzeyine erişip erişmediği dikkate alınmalıdır.
Annenin tavrı çok önemlidir, yuvaya başlamada en sık karşılaşılan sorun çocuğun anneden (ve aslında çoğu zaman daha yoğun olarak annenin çocuktan) kopamamasıdır. Bu durum genellikle bağımlı anne-çocuk ilişkisinin bir sonucudur ve çocuğun bağımsızlaşma sürecini zorlaştır, geciktirir. Annenin bu durumdaki tavrı da çok belirleyicidir. Annenin kaygısını azaltmak çocuğun bağımsızlık sürecinde daha rahat olmasını sağlayacaktır.
– Bir gece öncesinden hazırlık yapın. Sabah acele etmeden, mutlu bir şekilde evden çıkmak için bir gece öncesinden çocuğunuzu kıyafet seçimi, yanına alacağı oyuncak konularına dahil edin.
– Evden bir eşya almasına izin verin. Çocuklar kendilerini yabancı bir yerde rahat hissetmek için evden bir eşyayı yanlarında taşıma eğiliminde olurlar; oyuncak ayı, battaniye, anne-babanın fotoğrafı gibi.
– Anaokulunda geçireceği ilk gün önemlidir. Okula giderken yolda şarkı söyleyin; ya da gün boyunca çocuğunuzun okulda, sizin ev/işte neler yapıyor olacağınızı konuşun.
– “Hoşça kal” ritüeli geliştirin. Her zaman yaptığınız, sadece size ait olan bu mini tören, stresli anlarda çocuğun güvenini arttırır. Örneğin ayrılırken birbirinize el mi sallayacaksınız, sarılacak mısınız, herhangi özel bir tokalaşma yapılacak mı vb. gibi konularda önceden konuşun ve kendi ailenizin “hoşça kal ritüeli”ni belirleyin.
– Giderken “güle güle” demek yerine “sonra görüşürüz” ya da “kısa bir zaman sonra görüşmek üzere” kelimelerini tercih edin. Bu şekilde onu sonsuza kadar bırakıp gitmediğinizin; geri dönmek üzere gittiğinizin mesajını vermiş olursunuz.
– Ana okuldan ayrılışınızı uzatmayın, birkaç kez geri dönmeyin. “Sonra görüşürüz” derken tüm dikkatinizi çocuğunuzda olsun ve neyi ifade ettiğinizi, onu almaya geleceğinizi açıklayın. Tüm bunları söyledikten sonra, onun ağlama sesini duyduğunuzda geri gelmeniz tüm etkiyi yok edecektir.
– Eğer çocuğunuz anaokuluna o gün için gitmediyse, evde kaldığı vakti, gitmediğini kutlarcasına geçirmeyin. Eğlenceli bir ortam yaratmayın.

Bir önceki yazımız olan Çocuk ve Oyun başlıklı makalemizde çocuk ve oyun ve çocukla nitelikli oyun hakkında bilgiler verilmektedir.

13 Mart 2015

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

Yorumlar

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

İlgili Kategoriler

Facebook'ta Biz